1. Anasayfa
  2. Tarih

16. Yüzyılın En Büyük Denizcisi Piri Reis’in Hayatı

Piri Reis 16. Yüzyıldaki en büyük denizcilerden biridir. 1465 yılında Muhyiddin Piri Bey adıyla dünyaya gelmiştir. Piri Reis’in memleketinin Karaman olduğu düşünülmektedir. Babası Karamanlı Hacı Ahmet iken amcası tıpkı kendisi gibi ünlü bir denizci olan Kemal Reis’tir.

16. Yüzyılın En Büyük Denizcisi Piri Reis’in Hayatı
16. Yüzyılın En Büyük Denizcisi Piri Reis’in Hayatı

Piri Reis’in Hayatı Kısaca

Piri Reis’in ailesi Fatih Sultan Mehmet zamanında Karaman’dan İstanbul’a göç ettirilen ailelerden biridir. Bir süre İstanbul’da yaşadıktan sonra Gelibolu’ya göç etmişlerdir. Piri Reis 1500 yılında 35 yaşlarındayken Modon civarında yaşanan bir deniz muharebesinde gemi kaptanı olarak vazife almıştır.

Piri Reis’in günümüzde bu kadar tanınmasını sağlayan iki büyük etken vardır. Bunlardan biri onun bizzat yazdığı Kitab-ı Bahriye adlı kitap iken diğer etken kendisinin çizdiği dünya haritalarına Amerika’yı da dâhil etmesidir. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı kitabı sayesinde onun bir zamanlar amcası Kemal Reis ile birlikte Eğriboz’da bulunduğunu ve bir süre sonra oradan ayrılarak Cerbe Adasında korsanlık yaptığını bilmekteyiz. Piri Reis bu yıllarda Kemal Reis ile birlikte İspanya’daki Müslümanlara yardım etmiştir.

Sardinya, Fransa, Korsika ve Sicilya gibi ülkelere yapılan akınlara katılmışlardır. Endülüs’ün Gırnata şehrinde Müslümanlar katliama uğramış ve Osmanlı Devletinden yardım istemişlerdir. Osmanlı Devleti de Kemal Reis’i Osmanlı bayrağı altında İspanya’ya göndermiştir. Piri Reis’te bu sefere katılmış ve amcasıyla beraber İspanya’daki Müslümanları Kuzey Afrika’ya taşımıştır.

Piri Reis Osmanlı donanmasının emrine ilk defa 2. Bayezid zamanında girmiştir. 2. Bayezid Venedik üzerine sefer hazırlığı yaparken Akdeniz’de korsanlık yapan denizcileri Osmanlı donanmasına katılmaya çağırmıştır. Bunun üzerine Piri Reis 1494 yılında amcası ile birlikte Padişahın huzuruna çıkmış ve resmi olarak donanmanın hizmetine girmiştir. Donanmada vazife aldıktan sonra Osmanlı’nın Venedik ile yaptığı deniz kontrolü mücadelesinde savaş kaptanlığı yapmıştır.

Piri Reis Venedik ile yapılan savaşlara büyük katkı sağlamış ve mücadelelerin sonucunda Venedik barış istemiştir. Piri Reis 1495’ten 1510 yılına kadar Modon, Koron, Navalin, İnebahtı, Rodos ve Midilli deniz seferlerine katılmıştır. Bu seferler esnasında Akdeniz’de yaşadığı olayları ve gördüğü yerleri Kitab-ı Bahriye kitabına kaydetmiştir. Piri Reis, amcası Kemal Reis’in 1511 yılında vefat etmesinin ardından Gelibolu’ya yerleşmiştir. Gelibolu’da haritaları ve kitapları üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bunun dışında Barbaros Kardeşlerin himayesi altındaki Osmanlı donanmasında Halaoğlu Muhiddin Reis ile birlikte seferlere katılmıştır.

Piri Reis’in Osmanlı Donamasına Katılması

Piri Reis dünyada ilk dünya haritasını çizen kişi olarak bilinmektedir. 1513 yılında çizdiği bu haritaya Afrika’nın batısını, İber Yarımadasını, Atlas Okyanusunu ve yenidünya Amerika’yı da dâhil etmiştir. Bu haritanın dünya çapında bu kadar ünlü olmasının nedeni henüz yeni keşfedilmiş bir kıta olan Amerika kıtasının detaylı ve gerçeğe yakın bir şekilde çizilmesidir.

Piri Reis 1515 yılında Oruç Reis’in gemi kaptanlarından biri olarak Yavuz Sultan Selim’e hediyeler getirmiş ve Yavuz’un yanından iki adet savaş gemisiyle dönmüştür. 1516-1517 yıllarında ise Piri Reis tekrar İstanbul’a gelmiş ve Osmanlı donanmasının hizmetine girmiştir. Derya Beyi rütbesiyle Mısır seferine katılmış ve Kahire’de Nil Irmağının haritasını çizmiştir. Piri Reis İskenderiye’nin fethedilmesinde büyük başarılar göstermiş ve Padişahın övgüsüne nail olmuştur. Çizdiği haritaları da Yavuz Sultan Selim’e sunma fırsatı bulmuştur.

Piri Reis Mısır seferinden sonra Gelibolu’ya dönmüş ve Kitab-ı Bahriye kitabını yazmıştır. Piri Reis 1523 yılında Rodos seferi esnasında tekrar Osmanlı donanmasına katılmıştır. Seferden sonra Mısır’dayken kılavuzluğunu yaptığı Pargalı İbrahim Paşa’nın desteğini ve takdirini kazanmış ve İbrahim Paşa aracılığıyla Kitab-ı Bayriye’yi Sultan Süleyman’a sunmuştur.

Piri Reis 1528 yılında tekrar daha detaylı bir dünya haritası çizmiştir. 5 sene sonra Barbaros Hayrettin Paşa Kaptan-ı Derya olunca Piri Reis’te Tümamiral unvanını almıştır. İleriki yıllarda güney sularında Osmanlı için çalışmış ve 1546 yılında Barbaros Hayrettin Paşa’nın ölümünün ardından Hint Denizleri Kaptanlığı yapmıştır. Mısır Kaptanlığı adı da verilen bu görev esnasında Kızıl Deniz, Umman Denizi ve Basra Körfezinde çeşitli çalışmalar yapmış ve bu yıllarda oldukça yaşlanmıştır. Piri Reis, Kanuni Sultan Süleyman devrinde Akdeniz’de ve Hint Okyanusunda Portekizliler ile sürekli savaşmıştır.

Piri Reis Neden İdam Edildi?

80 yaşındayken Aden şehrindeki Arap isyanını bastırmış ve Hürmüz Adasını ele geçirmesi istenmiştir. Süveyş’ten donanma ile Basra’ya gitmiş ve 15.000 asker ile birlikte Hürmüz’e ulaşmıştır. Piri Reis’in buradaki esas amacı Portekizlilere bulaşmadan Adanın fethini tamamlamaktı.

Hint Okyanusuna 30 gemi ile birlikte açılan Piri Reis sayıca kendisinden 2 kat büyük Portekiz donanmasını yenmeyi başarmıştır. Savaştan kaçmayı başaran Portekizlilerin bazıları Hürmüz Adasına sığınmış ve kale Osmanlı tarafından kuşatılmıştır.  Fakat Portekiz garnizonu hazırlıklı olduğu için kale ele geçirilememiş ve kuşatma kaldırılmıştır.

Bazı tarihçiler kuşatmanın kaldırılma nedeninin Piri Reis’in Portekizlilerden rüşvet alması olduğunu ileri sürmektedir. Bölge halkı Portekizlilere yardım ettiği için Piri Reis bu duruma çok öfkelenmiş ve bölgeyi yağmalamıştır. Yağmalama yapması onu idam sehpasına götüren etkenler arasındadır. Piri Reis, Basra Valisi Ramazanoğlu Kubad Paşa’dan yardım istemiş fakat Vali onu tutuklamak ve mâllarına el koymak istemiştir. Bu sırada Portekiz donanmasının Basra Körfezini kapatmak için harekete geçtiği haberini almıştır.

Osmanlı donanması bu sırada bakım ve onarım halindeydi. Bu sebeple Piri Reis Portekizlilerin ablukasına maruz kalmamak için askerlerini bırakarak 3 gemi ganimet ile Süveyş’teki donanma merkez tersanesine dönmüştür. Basra Valisi bu durumu Mısır Valisine iletmiş ve Piri Reis tutuklanmıştır. Mısır Valisi de bu durumu divana iletmiş ve Piri Reis kuşatmayı kaldırmak ve donanmayı bırakmak suçlarından yargılanmıştır.

Piri Reis bakımsız donanma ile sefere çıkmanın sorunlarını dile getirmiş fakat idamına engel olamamıştır. Kanuni Sultan Süleyman 1554’te verdiği ferman ile Piri Reis’in Kahire’de idam edilmesine karar vermiştir. Öldüğünde 80 yaşını geçmiş olan Piri Reis’in mâllarına devlet tarafından el konulmuştur. Piri Reis günümüzde yazdığı kitaplar ve çizdiği haritalar ile dünya çapında tanınmaktadır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir